20 YIL KURUMSAL | 10 YIL GİRİŞİMCİ

İstifa ettim

ve

Urla'ya taşındım.

50 milyon dolardan fazla bütçe yönetiyordum. İngiltere'de yaşadım, Mısır'da yaşadım, onlarca ülkeye iş seyahati yaptım — bunların sadece ikisi tatildi. Gelirim Türkiye ortalamasının üzerindeydi. Kâğıt üzerinde her şey yolundaydı.

Ama bir gün oğlum Kerem'in ilk adımlarını videodan izledim. O an yurtdışında bir fabrika ziyaretindeydim.

O video beni durdurdu.

Bunun bana göre olmadığını kariyerimin ilk yıllarında anlamıştım ama bunun tekstil sektörü ile ilgili olduğunu sanıyordum çünkü kariyer danışmanım benim özelliklerime uygun olmayan bir pozisyonda olduğumu söylemişti ama ne yapmam gerektiğini söylememişti.


Sonra yazılım sektörüne geçtim, ülke satış müdürü oldum, ekibimle birlikte rekor kırdık. Bu başarı takdir edilecek diye heyecanla beklerken firma sahibi Türkiye'ye geldi ve dedi ki: "Keşke daha büyük hedefler koysaydın." Karar vermek için bir çok an olmuştu ama sonuncusu bardağı taşıran son damla oldu.

İstifa ettim. Urla'ya taşındım.

Kendime net bir liste yaptım — Endüstri Mühendisi alışkanlığıyla, sistematik olarak:

Kimseye rapor vermeyecektim.

Zamanıma kendim karar verecektim. 

Mekâna bağlı kalmayacaktım.

Operasyonel stres taşımayacaktım.

Risk almayacaktım.

Ve bütün bunları yaparken yeni insanlarla tanışacaktım.

Hayatımı yaşarken bana para kazandıracak bir şey istedim.

Oğlum Kerem bana, adanma fikrini öğretti.

Kerem'in bir özelliği var.

Bulunduğu ortamda, tanısın ya da tanımasın, herkesin mutlu olması onun hayat amacı gibi. En çok istediği filme yetişmeye çalışırken bile bankta oturan düşünceli bir yaşlıya sarılmayı sinemadan öncelikli hale getiriyor.

Bir gün ona bakarken kendime sordum:

Ben hayatımda neye onun kadar adanmış ve tutkuluyum?

Cevabı bulduğumda her şey netleşti.

Treni kaçırmış hissedenleri oyunun içine dahil etmek istiyorum.

Herkesin bu oyunu keyifle oynamayı hak ettiğine inanıyorum.

İlk adım: Wellbeing.

İstifa kararımdan birkaç gün sonra yakın bir arkadaşım aradı.

"Senin Urla projen için bir şey buldum" dedi.

Karşıma çıkan iş modeli benim aradığım özelliklerden de fazlasıydı. İş modeli ararken bir toplulukla çalışmayı düşünmemiştim, dostluklar kurulacak, aile gibi olacağım bir ortam olduğunu görmem, güçlü bağlar kurulduğunu keşfetmem bana bonus gibi geldi.

Maaşlı çalışırken ayrı, ticaret yaparken ayrı ayak oyunları varken, kuralları ilk günden çizilmiş, her adımı planlanmış, %100 adil bir kazanç sistemi kurulmuş olması şüpheye düşürdü.

Bunu insan mı yaptı dedim.

Yıllar önce katıldığım sempozyumlarda geleceğin sektörlerinde adı en çok anılan wellness sektörüydü. Onunla da karşılaşmış olmam ayrı bir şanstı.

Dünya çapında çeyrek milyar dolar ciroyu çok az ürünle yaptıklarını görünce wellness sektörünün Apple'ını buldum herhalde dedim. Muadili olmayan ürünler vardı ve üzerine bağımsız akademisyenlerin yaptığı onlarca makale vardı. Bunlar çok ilgimi ve dikkatimi çekti.


Sonra hayatıma girdiğinde benim ve yakın çevremin hayat kalitesini değiştirdiğine şahit oldum. Kerem'in özel çocuk olması dolayısıyla dünyanın farklı yerlerinden sürekli takviye gıda getirtiyorduk. Bir anda onun da büyük faydasını gördüğü, uğraşmadan elimize geçen ürünlerimiz olmuştu.

Yani küçük bir karar, dünya çapında düzenli tüketim organizasyonu kurduğum bir işe evrildi.

Böyle bir fırsatı ilk gördüğüm anda kullanmaya karar vermiş olmam sanırım hayatta en doğru yaptığım önemli birkaç adımdan biriydi.

Bugün 10 yıllık deneyimle, yeni başlayan birine 6 ayda asgari ücretin 5-6 katı gelir elde ettirecek noktaya geldim.

Bu karar basitti - ama hayatta verdiğim

en iyi kararlardan biriydi

Sonra yapay zeka hayatıma girdi.

Yeni teknolojileri takip etmek hep özel bir zevkimdi — hobi gibi.

Yapay zeka da öyle başladı. Denedim, okudum, takip ettim.

Bir noktada fark ettim: Silikon Vadisi'nden yayın yapan YouTube kanallarından bile daha önce biliyordum bazı gelişmeleri. Ve sadece bilmekle kalmıyor, denemiştim.

Bir iş ortağım "Bunları sosyal medyada anlat" dedi. Önce itiraz ettim, hiç bana göre değildi. Sonra başladım.

Instagram'da videolar yayınlamaya başladım ve 15 binin üzerinde takipçi kitlesi oluştu.

Gelen sorular çoğaldıkça tek tek cevap vermek yerine eğitimler vermeye başladım: Yapay zekayı günlük hayata ve iş hayatına uygulamak. Kişisel markalaşma. Değer merdiveni kurmak.

Eğitimlerde bir şeyi fark ettim: İnsanlar sosyal medyada var olmanın kritik olduğunu biliyor, ama kameradan korkuyor ya da zaman bulamıyor. Bu gözlem bir ürüne dönüştü.

Kişinin dijital ikizinin onun yerine içerik üretip sosyal medyasında konuştuğu bir yapay zeka ürünü geliştirdim — ShareOn. Şu an yeni ve çok daha güçlü versiyonu için piyasadan çekildi. Yakında geri dönüyor.

Sonra işletmeler ve bireysel girişimciler için sesli asistan çözümü geliştirdim — CentraVox. Müşteri hizmetleri, randevu yönetimi, satış süreçleri — hepsi otomatik.

Ve "ben nereden başlarım?" diyenler için FutureMind Business System'i kurdum. A'dan Z'ye hazır iş süreçleri, rehberlik, topluluk.

Şimdi her şey bir araya geldi.

20 yıllık kurumsal deneyim. 10 yıllık girişimcilik. Endüstri Mühendisliği. Wellbeing. Yapay zeka. Otomasyon.

Bunlar artık ayrı ayrı parçalar değil — tek bir sistemin bileşenleri.

Yapay zekayı kullanmak artık yeterli değil. Onu bizim için çalıştırmak gerekiyor.

Otomasyonlarla, doğru sistemlerle, doğru ekiple.

Treni kaçırmış hissetmek bir his — gerçek değil. Oyun hâlâ devam ediyor.

Ve içinde yer almak için geç değil.

Senin Hikayen

ŞİMDİ

Yazılmayı Bekliyor

GELECEĞİ

BİRLİKTE

İNŞA EDİYORUZ

FOLLOW US

İLETİŞİM

©2026. Atakan Yaman. Tüm hakları saklıdır.